İşte tarihi zenginlikleri,doğal güzellikleri ve güçlü ekonomileriyle öne çıkan en yaşanılası ülkeler

Tarihi zenginlikleri, doğal güzellikleri, kültürel çeşitlilikleri ve güçlü ekonomileriyle öne çıkan, dünyanın en yaşanılası 10 ülkesi…

var zid=133259;
International Living dergisi tarafından her yıl yayımlanan Yaşam Kalitesi Endeksi’nin 30’uncusu geçtiğimiz günlerde açıklandı. Ülkelerin ağırlıklı olarak ekonomi, kültür, tarihi ve doğal güzellikler, özgürlük, çevre, altyapı, güvenlik ve risk gibi kriterlere göre sıralandığı listenin bu yılki birincisi Avrupa’dan çıktı.

İşte International Living’in Yaşam Kalitesi Endeksine göre dünyanın en yaşanılası 10 ülkesi…

Nijerya’nın Plateau eyaletinde 500 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

Nijerya’nın Plateau eyaletinde önceki gece patlak veren etnik çatışmalarda en az 500 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

var zid=133259;
Eyalet başkenti Jos yakınlarındaki köylerde çıkan çatışmalarda ölü sayısının en az 500 olduğu, resmi kaynaklar tarafından AFP muhabirine bildirildi.

Olaylarla ilgili olarak 95 kişinin yakalandığını belirten bir hükümet yetkilisi, Berom kabilesine ait üç köyün, göçer Fulani kabilesi mensuplarının saldırısına uğradığını anlattı.

Geçici devlet başkanı Goodluck Jonathan, bölgede emniyet kuvvetlerini teyakkuza geçirdi.

Jos bölgesi dini veya etnik çatışmalara sık sık sahne oluyor. Ocak ayında Hristiyanlarla Müslümanlar arasında çıkan olaylarda da 300’den fazla kişi ölmüştü.

Çin’in Hubei bölgesinde 70 yaşındaki bir kadın, evini yıkmaya gelen ekip tarafından dövüldü ve …

Çin’in Hubei bölgesinde 70 yaşındaki bir kadın, evini yıkmaya gelen ekip tarafından dövüldü ve diri diri gömüldü.

var zid=133259;
Wang Cuyun evini yıkmaya gelen ekiplere direniyordu. Bir işçinin tahta bir sopayla yaşlı kadını dövdüğü ve bir evin etrafına kazılmış olan çukura attığı iddia edildi.

Daha sonra evin yıkılması için kullanılan buldozerle Wang’ın üzerine toprak atıldığı yaşlı kadının diri diri gömüldüğü öne sürüldü. Olay yerine koşan akrabaları toprakları kazarak yaşlı kadını çıkardıklarında artık çok geçti.

Geçen çarşamba meydana gelen olay Çin’in yabancı olduğu bir olay değil. Çin’de konut fiyatlarının tavan yapmasıyla emlak ve arazi mafyası, yerel yönetim yetkilileriyle bir olup, ev sahiplerini zorla evden çıkarıp evlere el koyuyor. Wang Cuyun’un evini yıkmaya gelen kişilerin yanında iki polisin olduğu da belirtildi.
 
Geçen yıl Tang Fuzhen adlı kadın üç katlı evinin çatısına tırmanmış ve tahliyeye zorlanmasını protesto için kendini yakmıştı. Yerel yönetimin internet sitesinde olay ‘yıkım sırasında kaza’ olarak belirtildi ve soruşturma başlatıldığı kaydedildi.
 

Ahmet Ercan, Şili depreminin tetiklemese bile Elazığ depremini etkilediğini söyledi.

Türkiye Jeofizik Kurumu Onursal Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ercan, 41 kişinin hayatını kaybettiği, 100’den fazla kişinin de yaralandığı Elazığ depreminin aslında beklenen bir sarsıntı olduğunu belirterek, ’Şili depremi depremi Elazığ depremini etkiledi’ dedi.

var zid=133259;
Depremin artçılarının 5.0 şiddetine kadar varabileceğini ifade eden Prof.Dr. Ercan, Ege bölgesinde bir çok nokta başta olmak üzere Amasya, Tokat, Niksar üçgeni ile Çankırı’nın kuzeylerinin depreme gebe olduğunu belirtti.

Prof.Dr. Ahmet Ercan, "Burada bir deprem olacağını geçtiğimiz ayın 19′unda siteme yazmıştım. Burası deprem konusunda Türkiye’nin en üretken yeridir. Türkiye’de hiçbir yerde deprem olmazsa bile, burada deprem olur. Dolayısıyla bu bölge, oldukça kırıklı" diye konuştu.
Bu depremin ana kırık üzerinde değil, yan kırıklar üzerinde oluştuğuna dikkat çeken Prof.D. Ercan, yan kırıkların uzunluğunun yaklaşık 15-20 kilometre olduğunu belirtti.
 
Ercan, "Bu uzunluktaki kırıkların oluşturduğu deprem de yaklaşık 6.0,. 6.4 büyüklüğünde. Bu deprem eğer ana kırık uzunluğunda olsaydı, 7.3′e kadar ulaşırdı. Çok büyük bir felaket olurdu.

Bunun artçı depremleri, bir deprem fırtınası olarak sürmektedir. Bunlar 5.0 şiddetine kadar varabilir. Elazığ’ın görmüş olduğu en büyük deprem, 1866 yılında 6.4′tür. Bu deprem her ne kadar Elazığ sınırında gözükse de, Bingöl’e daha yakındır. Bingöl’de bu depremle ilgili daha önce önlem alınmıştır ancak dağ köylerinde önlem alınmamıştır. Bu insanlara hiç hizmet gitmedi, ana sorun da bu" diye konuştu.
Prof.Dr. Ahmet Ercan, 8.8 şiddetindeki Şili depreminin, Elazığ depreminde etkileyici olduğunu söyledi. Şili’deki depremle Türkiye’deki kırıkların bir ilintisi olmadığının altını çizen Prof.Dr. Ercan, "8.8′lik depremden çıkan enerji, bin 800 atom bombasına eşittir. Bu enerji, dünyayı zangır zangır sallar. Direkt Şili depremi tetiklemiştir diyemeyiz ama etkisi olmuştur" açıklamasında bulundu.
İSTANBUL’A ETKİSİ OLACAK MI?
Prof.Dr. Ercan, "Bu depremin İstanbul’da etkisi olacak mıdır?" sorusuna, "Depremin bulunduğu noktadan 50 kilometrelik alanda yaşayanlar dikkatli olmalı. Artçılar sürecektir.
 
Şili depremi nedeniyle Mart ayı sonuna kadar dünyada bu tür sallantılar olacaktır. Herkes dikkatli olmalı. Bu deprem, İstanbul’da bir deprem oluşturmaz. İstanbul’da 2015 yılına kadar deprem olmayacağını düşünüyoruz.

40 bilimadamı çalışıyor. Yüzde 60 ihtimalle depremin ne zaman olacağını bu çalışmalar sonucunda söyleyeceğiz. Ben, ‘bir deprem geliyor diye uyarmıştım’ ve daha 20 gün geçmeden bu deprem oldu. Deprem, Kuzey Anadolu kırığı ile Doğu Anadolu kırığının kesiştiği yere çok yakın bir noktada oldu.
Ege bölgesi deprem çekincesi altındadır. Osmaniye, Hatay, Kahramanmaraş, özellikle Rodos, Marmaris, Fethiye üçgeni, Midilli, Datça Çeşme üçgeni, Amasya, Tokat, Niksar üçgeni, Çankırı’nın kuzeyleri depreme gebedir diyebiliriz" yanıtını verdi.
 

ABD, İran politikasına uymayan şirketleri desteklemiş…

New York Times’ın mercek altına aldığı kayıtlar, Washington’ın İran’a karşı yapılan yaptırım çabalarına rağmen, federal hükümetin ABD şirketlerine İran’da iş yaptıkları dönemde sözleşme ödelemeri, hibeler ve diğer imtiyazlar çerçevesinde 107 milyarı doları aşan destek sağladığını ortaya koydu.

var zid=133259;
Bu destek kapsamında, ABD’nin yaptırım uygulamalarına karşı gelerek İran’ın yüksek miktardaki petrol ve doğalgaz rezervlerini geliştirmesine yardım eden şirketlere yapılan 15 milyar doları bulan ödemeler de yer alıyor.

New York Times’ın federal kayıtlar üzerinde yaptığı analize göre, şirket raporları ve diğer belgelerden elde edilen bilgiler Obama ve Bush yönetimlerinin İran’la iş yapmak konusunda küresel şirketlere karmaşık mesajlar gönderdiğini ortaya koydu. Buna gore, ticari çıkarları ABD’nin güvenlik amaçlarıyla çatışan şirketler ödüllendirildi.

Yönetim tarafından yapılan ödemelerinin üçte ikisinden fazlası İran’ın enerji sektöründe faaliyet gösteren şirketlere gitti.
İran enerji sektörü, bugün Obama yönetiminin nükleer ve füze sistemi programları yüzünden yaptırımlarının hedefine yerleştirdiği İran hükümeti ve İran Devrim Muhafızları için önemli bir kaynak oluşturuyor.
ABD hükümeti 1990’lardan itibaren geniş çaplı amborga kapsamında şirketlerin İran’da iş yapmalarının önüne geçebiliyor. Ancak New York Times’ın analizinde elde ettiği bilgiler birçok ABD yönetiminin diplomatik, politik ve uygulamada ABD şirketleri ve dış ülkelerdeki bürolarını ambargo kapsamına almakta zorlandıklarını ortaya çıkardı.
Rakamlar bu durumu gözler önüne serdi. New York Times’ın ABD yönetimi ve İran ile iş yaptığını belirlediği 74 şirketten, 49 tanesi faaliyetlerini sona erdirmeye yönelik hiçbir eğilim göstermeksizin bu ülkedeki anlaşmalarını devam ettiriyor.
Obama yönetimi söz konusu rapora yönelik değerlendirmesinde, yapılan desteklerin müttefik hükümetlere başarılı bir baskı unsuru olarak kullanıldığını ve başta enerji sektörü olmak üzere İran’a yatırımdan vazgeçirdiğini belirtti.
 

Cep Programları - Klip İzle - Duyurgaç Blog - İlan Sitesi - Staj