Uzmanlar, vatandaşları yılbaşı gecesi aşırı alkol tüketiminden kaçınmaları konusunda uyarıyor.

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi D.H Araştırma Laboratuar Müdürü Doç. Dr. Vehbi Altunçul vatandaşların yılbaşında alkol tüketiminde dikkat etmesi gerektiğini belirtti.

Altunçul ,"2009 yılı sona eriyor ve 2010 yılını idrak edeceğiz. Perşembe akşamı ne olacak? Müneccim olmaya gerek yok. Tabi ki yine bazı insanlarımız bu çok önemli geceyi istihdap haddini aşacak şekilde alkol tüketerek geçirecektir. Cuma sabahı, yine bildik gazete ve medya haberlerine şaşırıp kalacağız. İçki şişede durduğu gibi durmayacak, sağlıklı, bilinçli bir şekilde içki masasına oturan kişi ilerleyen saatler sonrası, yılbaşında ise sabaha karşı bulanık şuur ve sarhoş şekilde yola koyulacaktır. Kurunun yanında yaş da yanar misali masum vatandaşlarımızda trafik canavarından maalesef nasibini alacaktır" dedi. Dünyada ve ülkemizde alkol tüketiminin arttığını vurgulayan Vehbi Altunçul, "Dünya ülkeleri gidişattan dersler alıp, alkol bağımlılığına karşı gerekli önlemlerini alırken, ülkemizde alkol tüketimi hızla artmaktadır. Biliyoruz ki dünyada yaklaşık 2 milyar kişi alkol tüketmekte, bunların 76 milyonu bağımlı ve tedaviye muhtaç kişiler olup, bunların 1.8 milyonu tedaviye cevap veremediklerinden yaşamlarını yitirmektedirler. Avrupa’da durum daha vahim olup, ortalama alkol tüketimi, dünya tüketiminin tam 2 katıdır. Ayrıca ölüme neden olan risk grupları arasında ise, sigara ve yüksek tansiyondan sonra 3. sıraya yerleşmiştir" diye konuştu

"ÜLKEMİZDE ALKOL ALMA YAŞI 11’E İNDİ"

Ülkemizde alkol alma yaşının 11’e inmesi ve hızla yayılma riskinin yüksek oluşu hayli korkutucu olduğunu ifade eden Altunçul, "2007 yılında alkollü içecek tüketimi yaklaşık 920 milyon litre iken, 2008 yılında ise 1 milyar 100 milyon litreye ulaşmıştır. Yani tam yüzde 20’lik bir artış söz konusudur. Gençlerimiz de maalesef büyüklerinden hiç de geri değiller. Ülkemizde 15 yaş ve üzeri kişilerde yapılan araştırmaya göre, kişi başı saf alkol tüketimi 1 litreyi hayli aşmıştır. Daha beteri, ilköğretim öğrencileri arasında yapılan araştırmada karşımıza çıkmaktadır. Bu araştırma sonuçlarına göre, en az bir kez alkol kullananların oranı yüzde 15’in üzerindedir. Ortaöğretimde ise yaşamı boyunca en az bir kez alkol kullananların oranı ise yüzde 50 civarındadır. Son 1 ay içinde içenler de ise bu oran yüzde 16.5’dir. Üniversiteli öğrenci kardeşlerimiz bu konuda ne düşünüyorlar, daha doğrusu ne durumdalar? Tabiri caiz ise al birini vur ötekine. Onlarda ise alkol kullanım sıklığı yüzde 50 civarındadır. Bu işle her daim iştigal edenlerin oranı ise yüzde 30’ları bulmaktadır" şeklinde konuştu. Yılbaşı ve çeşitli günler ve partilerde alkol tüketiminin bir hayli arttığını söyleyen Doç. Dr Vehbi Altunçul şöyle devam etti: "Arkadaş baskısı, sosyal yapı, aile durumu ve psikolojik nedenlerin büyük ölçüde etkilediği içkiye meyil, yılbaşı, çeşitli günler ve partilerde tüketim had safhaya ulaşmaktadır. Sağlığımızı tehdit eden, aile düzenimizi bozan, büyük ölçüde mali yıkıma neden olan bu illet ile ilgili bu konuda vatandaşlarımızın daha dikkatli olmasını temenni ediyoruz".
 

Beslenme şekli çağın hastalıkları arasında ilk sırada yer alan kansere neden oluyor.

Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Salim Başol, çağın hastalıkları arasında gösterilen kanserden kurtulmak için teknolojik ürünlere ve yiyeceklere dikkat etmek gerektiğini söyledi.

Erkeklerde prostat, kadınlarda meme kanserinin en çok görülen türler olduğuna işaret eden Prof. Dr. Başol, sigara dumanında 35 farklı kanserojen madde bulunduğunu belirtti.
Güneş Vakfı tarafından düzenlenen sohbet toplantısına katılan Prof. Dr. Salim Başol, kanser konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Başol, dünyada her yıl yaklaşık 11 milyon insanın kansere yakalandığını, bunlardan bir milyon 500 bininin yaşamını yitirdiğini ifade etti. Sigaranın zararlarını saymaya gerek olmadığını kaydeden Prof. Dr. Selim Başol, “Sigara dumanında 35 ayrı kanserojen madde var.
Ama bunun yanında bazı teknolojik ürünlerde radyasyon yaydığı için kansere davetiye çıkartıyor. Sürekli kullandığımız cep telefonları, bilgisayarlar, içinde yaşamak zorunda bırakıldığımız yüksek gerelim hatları ve baz istasyonları yaydıkları radyasyon nedeniyle kansere ikinci derecede neden oluyorlar.

Kanser erkeklerde prostat, kadınlarda ise meme kanseri olarak karşımıza daha çok çıkıyor. Bunların yanısıra artık yemek kültürümüzü de değiştirmek zorundayız. Tuzlu yiyecekler, turşu, kızarmış ve yanmış et, isli ekmek ve bayat yiyecekler de kansere neden oluyor” diye konuştu.
Prof. Dr. Salim Başol, son yıllarda kanser vakaları ve ölümlerinin kalp hastalıklarına bağlı ölümlerin önüne geçtiğine de dikkat çekerek 40 yaş üstündeki kişileri yaşamlarına daha çok dikkat etmeleri konusunda uyardı.
 

Atatürk Havalimanı’na yerleştirilen termal kameralar kaldırıldı.

’’Domuz gribi’’ olarak bilinen pandemik A (H1N1) virüsünün Türkiye’ye girişinin önlenmesi amacıyla Atatürk Havalimanı’na yerleştirilen termal kameralar kaldırıldı.

Sağlık Bakanlığı Hudut ve Sahiller Genel Müdürlüğü Atatürk Havalimanı Sağlık Denetleme Merkezi görevlileri, Atatürk Havalimanı’nın çeşitli yerlerine kurulan 6 adet termal kameranın kademeli olarak kaldırıldığını kaydetti.

”Domuz gribi”nin yurt içinde de yaygın olarak görüldüğünü belirten yetkililer, en son hacdan gelen yolcular için tutulan bir adet termal kameranın da yolcu girişinin sona ermesi üzerine söküldüğünü ifade etti.
 

ABD’de yapılan araştırma, yeni doğan bebeğe koyulan isimlerle ilgili ilginç sonuçlar ortaya koydu.

ABD’de yapılan bir araştırma, yeni doğan bebeğe koyulan isimlerle ilgili çok ilginç sonuçlar ortaya koydu.

İngiliz Daily Mail gazetesinin haberine göre, ABD’de bulunan Wayne Eyalet Üniversitesi’nde görev yapan psikologların yaptığı araştırma sonucunda, ismi A ile başlayan çocukların başarıya daha yatkın olduğu belirtildi.

A harfinin, çok küçük istisnalar dışında "mükemmellik" anlamına geldiğini ortaya koyan araştırmada, ismi D harfi ile başlayanların ise ağırlıklı olarak mutsuz ve başarısız bir hayat sürdükleri, hatta ömürlerinin normal bir insandan 10 yıl daha kısa olduğu kaydedildi.

Konuyla ilgili ayrıca, ismi E’den Z’ye kadar olan harflerle başlayan kişilerin araştırmanın tamamen dışında tutulduğu bildirildi.

Öte yandan yapılan araştırma, başarılı olmuş yaklaşık 10 bin kadar sporcu, doktor ve hukukçunun, 1875 ve 1930 yılları arasında doğduğu sonucunu ortaya çıkardı.
 

MUCİT Pep Torres, ‘nanoteknoloji’ yöntemiyle Viagra’yı çarşafa enjekte etti!

MUCİT Pep Torres, ’nanoteknoloji’ yöntemiyle Viagra’yı çarşafa enjekte etti!

Viagra hammaddesi emdirilmiş afrodizyak çarşafların üstünde yatan çiftler, hapı tensel temas yoluyla alıyor. Akşam’da yer alan habere göre;Torres, kullananların ’seksten başka bir şey düşünemediğini’ söyledi. İcat fuarında sergilenen çarşafların satılıp satılmayacağı belli değil.
 

Kısa Bilgi :Günlük yaşamdan ilginç ve komik anları yansıtan bu fotoğraflar insana , “Bu kadar da olmaz” dedirtiyor. Dünyanın farklı ülkelerinde hergün yaşanan birbirinden inanılmaz ve acayip olayların fotoğraflar…

Günlük yaşamdan ilginç ve komik anları yansıtan bu fotoğraflar insana , “Bu kadar da olmaz” dedirtiyor. Dünyanın farklı ülkelerinde hergün yaşanan birbirinden inanılmaz ve acayip olayların fotoğrafları görenlerin ağzını açıkta bırakacak türden.
İnternette fotoğraf paylaşım sitelerine hergün öyle fotoğraflar yollanıyor ki şaşırmamak elde değil. Bu fotoğrafları olayı yaşayanların kendileri ve ya arkadaşlarının çekip yollaması da işin başka bir ilginç yanı.Normal günlük yaşamın içerisinde akıl almaz olay ve işleri yansıtan bu fotoğraflar, yayınlandıkları sitelerde bu yönüyle hit rekorları kırıyor. HABERVİTRİNİ

İŞTE YUH DEDİRTEN O FOTOĞRAFLAR…Haberin fotoğrafları

Kısa Bilgi :Annesi Naciye ve eşi Huriye ile Saruhanlı Adliyesine gelen Alas, savcılıktaki işlemlerinin ardından sivil polisler tarafından sağlık raporu alınması için Saruhanlı Devlet Hastanesine götürüldü.

Ala…

Annesi Naciye ve eşi Huriye ile Saruhanlı Adliyesine gelen Alas, savcılıktaki işlemlerinin ardından sivil polisler tarafından sağlık raporu alınması için Saruhanlı Devlet Hastanesine götürüldü.

Alas, buradaki işlemlerinin ardından 15 aylık hapis cezasını çekmek üzere Manisa Kapalı Cezaevine gönderildi.

OLAY NASIL OLMUŞTU

Saruhanlı’da yaşayan Murat Alas, 2006 yılında çalışmak için gittiği İstanbul’da Moda vapuruyla Kadıköy’den Beşiktaş’a giderken alt güverteye geçerek, 1 Nisan şakası yapmak amacıyla ”Üzerimde bomba var” diye bağırmış, olayın şaka olduğu sonradan anlaşılmıştı.

İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinde, ”Halk arasında korku ve panik yaratma” suçundan hakkında dava açılan Alas, 15 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Alas, mahkemenin kendisi hakkında verdiği 15 ay hapis cezası kararını 2006 yılının Ekim ayında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına temyize göndermiş, Yargıtay bu talebi reddetmişti.

Saruhanlı Cumhuriyet Başsavcılığı, Murat Alas’a 4 Ocakta Savcılığa teslim olması yönünde yazı göndermişti.

Kısa Bilgi :Alınan bilgiye göre, Erzurum’dan Ağrı istikametine gelen İran plakalı yolcu otobüsü, Aktaş mevkisinde, zincir takmak amacıyla yol kenarına park eden tıra, daha sonra da İran plakalı başka bir yolcu ot…

Alınan bilgiye göre, Erzurum’dan Ağrı istikametine gelen İran plakalı yolcu otobüsü, Aktaş mevkisinde, zincir takmak amacıyla yol kenarına park eden tıra, daha sonra da İran plakalı başka bir yolcu otobüsüne çarptı.

Kazada, kimliği henüz belirlenemeyen 6 kişi hafif şekilde yaralandı. Yaralılara, olay yerinde bulunan polislerin ilk müdahaleyi yaptığı bildirildi.

Kazadaki çarpmanın etkisiyle yola savrulan araçlar, Ağrı-Erzurum kara yolunda ulaşımı engelledi. Bölgeye sevk edilen Karayolları Bölge Müdürlüğü Karla Mücadele ekipleri, araçların yoldan çekilmesi için çalışma başlattı.

Kaza nedeniyle yaklaşık 3 saattir trafiğe kapanan yolun iki tarafında, çok sayıda aracın beklediği belirtildi.
Öte yandan, Ağrı’da etkisini sürdüren kar nedeniyle ulaşıma kapanan köy yolu sayısı 369′a ulaştı.
İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Erol Abaylı, devam eden kar ve tipi yüzünden ekiplerin yol açma çalışmasını güçlükle yürüttüğünü belirtti.

DOĞUBAYAZIT-VAN KARA YOLU KAPALI

Kar ve tipi nedeniyle Doğubayazıt-Van kara yolunda da ulaşım yapılamıyor. Tipi yüzünden Tendürek geçidi ulaşıma kapandı.

Aralarında yolcu otobüslerinin de bulunduğu 50 aracın mahsur kaldığı bölgeye, Karayolları Karla Mücadele ekipleri ile 4 iş makinesi sevk edildi.

Çalışmaların güçlükle yapıldığı bölgede, mahsur kalan 50 araçtan 20’sinin yakın çevredeki Jandarma Karakoluna sığındığı belirtildi.

Kısa Bilgi :Tren kazası sonucu felç olan ve nefes almakta zorlanan 6 yaşındaki çocuğun solunum cihazının çalınmasının ardından açıklama yapan Bayraklı 2 No’lu Sağlık Ocağı doktorlarından Azat Akay, çocuğun sağlık…

Tren kazası sonucu felç olan ve nefes almakta zorlanan 6 yaşındaki çocuğun solunum cihazının çalınmasının ardından açıklama yapan Bayraklı 2 No’lu Sağlık Ocağı doktorlarından Azat Akay, çocuğun sağlık durumunun iyi olduğunu, özel bir hastanenin çocuğa oksijen tüpü hediye ettiğini söyledi.
Akay, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Melisa Şanlı’nın beyin yaralanmasına bağlı olarak zaman zaman solunum sıkıntısı çektiğini belirtti.
Solunum sıkıntısı yaşadığı zamanlarda Şanlı’nın cihaza ihtiyaç duyduğunu kaydeden Dr. Akay, her zaman cihaza ihtiyacı olmadığını, şu anda çocuğun sağlık durumunun iyi olduğunu kaydetti.
Özel bir hastanenin oksijen tüpü ihtiyacını karşıladığını belirten Akay, sağlık ocağının sorumluluk alanında yer aldığı için kendilerinin de Melisa Şanlı’nın durumunu kontrol ettiğini bildirdi.
Öte yandan, İzmir Emniyet Müdürlüğü yetkililerinin eve gelerek hırsızlık olayına ilişkin aile bireylerinin ifadesini aldığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkililerinin de ailenin maddi ihtiyaçlarını belirlemek için evde inceleme yaptığı öğrenildi.

AA

Kısa Bilgi :Aksaray’da kaçak kazı yapan kişilerce çıkarılan, operasyonlarda ele geçirilen mumyalar, müzede ziyaretçilerini bekliyor.

Aksaray Müze Müdür Vekili Fahri Ayçin, AA muhabirine yaptığı açıklamada…

Aksaray’da kaçak kazı yapan kişilerce çıkarılan, operasyonlarda ele geçirilen mumyalar, müzede ziyaretçilerini bekliyor.

Aksaray Müze Müdür Vekili Fahri Ayçin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mumya denilince insanların zihninde Mısır ve firavunların canlandığını, ancak Anadolu topraklarında yaşamış olan milletlerin de kendine özgü tekniklerle mumya yaptığını söyledi.

Mumyalamanın ölümden sonra bedeni koruma düşüncesinin bir ürünü olduğunu belirten Ayçin, “Anadolu’da da İlhanlı Devleti’nin önde gelenleri ve yakınları mumyalanırken, Kapadokya Bölgesi’ndeki Aksaray’da da özellikle Bizans döneminde mumyalama yapılmıştır” dedi.

-KEDİ MUMYASI DA VAR-
Aksaray’da son 15 yılda çok sayıda mumya çıkarıldığını ifade eden Ayçin, şunları kaydetti: “Aksaray’da çıkartılan mumyalar içinden çocuk, kadın, erkek ve kedi mumyaları yer alıyor. Aksaray’da ikisi kedi olmak üzere toplam 14 mumya sergileniyor. Birer kadın, çocuk ve kedi mumyası 2009 yılında ele geçirildi.

Bunun dışında 4 bebek mumyası ile Sarı Rahibe Mumyası Niğde Müzesi’nde sergilenmekte. Bizans dönemine ait mumyalar, genelde kaçak kazı yapıp çıkardıkları mumyaları yurt dışında satmak isteyenlerin yakalanmasıyla ele geçirilmiştir. Polis ve jandarmanın bölgede yaptığı başarılı istihbarat çalışması sonucunda yurt dışına çıkarılamadan ele geçirilen mumyalar, Akşehir ve Niğde Müzelerinde ziyaretçilerini beklemektedir.” –
KAPADOKYA MUMYALARI BEZLE DEĞİL, ÖZEL SIVIYLA KAPLI-
Aksaray’daki mumyaların, mumyalama tekniği açısından Mısır’dakilerden farklı olduğunu ifade eden Ayçin, “Kapadokya’da bulunan mumyalar Mısır’daki gibi bezle sarma tekniğiyle yapılmamış. Kapadokya’daki mumyalar, bölgede üretilen, cesedi uzun yıllar koruyabilecek özellikteki bir sıvıyla kaplanmış. Mumyalama tekniğinin Anadolu’da oldukça gelişmiş olduğunu anlıyoruz. Çünkü buradaki mumyalar, Mısır’daki mumyalar gibi bozulmadan günümüze kadar ulaşmış” diye konuştu.

Ayçin, mumyaların bulunduğu Aksaray ve Niğde Müzelerinin de turların kapsamına alınması halinde, bu önemli değerlerin daha fazla değer bulacağını sözlerine ekledi.
(MİLLİYET)Haberin fotoğrafları

Kısa Bilgi :Olay, Muratpaşa ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana geldi. Bir inşaata iki kişinin girdiğini görenler polise ihbarda bulundu. Kısa sürede gelen polisler, çaldıkları 50 kiloya yakın kabloları içeri…

Olay, Muratpaşa ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana geldi. Bir inşaata iki kişinin girdiğini görenler polise ihbarda bulundu. Kısa sürede gelen polisler, çaldıkları 50 kiloya yakın kabloları içerisindeki bakır teller için yakmaya çalışan M.Ö. ve S.A. isimli iki hırsızlık zanlısını kısa süren kovalamacanın ardından gözaltına aldı. Yaşları küçük olan iki zanlıyı kelepçeleyen polis ekipleri zanlıların yaktıkları kabloları su yoluyla söndürmesini sağladı.

Ardından henüz sıcağı geçmemiş 50 kilogramlık bakır telleri inşaat dışına kadar taşıyıp burada üç tekerlekli arabaya inşaat tellerini koydu. Çevrede bulunan onlarca vatandaşın şaşkın bakışları arasında çaldıkları malzemeleri tek tek yeniden arabaya koyan zanlılar polis eskortu eşliğinde arabayı iki kilometre ilerideki Şarampol Polis Merkezi’ne kadar itti. Yaklaşık 15 dakika süren yürüyüşün ardından iki zanlı polis merkezine ulaştı. İki zanlı ifadeleri alındıktan sonra adliyeye sevk edildi.

Kısa Bilgi :Türk internet kullanıcısı e-gazete ve sesli haber servislerini sabah.com.tr ile tanıdı. Sabah.com.tr yine bir ilke imza atıyor ve Sabah Haritam ile internet haberciliğine yeni bir bakış açısı getiriyo…

Türk internet kullanıcısı e-gazete ve sesli haber servislerini sabah.com.tr ile tanıdı. Sabah.com.tr yine bir ilke imza atıyor ve Sabah Haritam ile internet haberciliğine yeni bir bakış açısı getiriyor.

Sabah Haritam servisi ile haberleri zaman ve kategorilere göre filtreleyip harita üzerinde takip edebilirsiniz. Akıllı haber ikonları ile ilginizi çeken haberleri bulmak artık çok kolay.

Gündemi haberlerin içinde kaybolmadan Sabah Haritam ile takip edebileceksiniz.

Tamamen ücretsiz olan Sabah Haritam servisini hemen kullanmak için www.sabah.com.tr/haritam adresini tıklayın.

Kısa Bilgi :Milli Piyango’nun yılbaşı çekilişinde büyük ikramiyeyi kazanan 4 talihlinin ilki, ortaya çıktı.
Talihlinin, Yenimahalle’de oturan, iki çocuklu bir esnaf olduğu belirtildi. Talihli adına bileti, Şeke…

Milli Piyango’nun yılbaşı çekilişinde büyük ikramiyeyi kazanan 4 talihlinin ilki, ortaya çıktı.
Talihlinin, Yenimahalle’de oturan, iki çocuklu bir esnaf olduğu belirtildi. Talihli adına bileti, Şekerbank Merkez Şube’de yönetmen olarak görev yapan Gökhan Koç aldı. Koç’a ikramiye çekini, Milli Piyango İdaresi Genel Müdürü Recep Biçer teslim etti.
Genel Müdür Biçer, talihlinin aldığı ikramiyeyi iyi işlerde kullanmasını dilediğini belirtti.
Bankacı Koç da gazetecilerin soruları üzerine, talihlinin evli ve iki çocuk babası, 50 yaşlarında olduğunu ve Yenimahalle’de oturduğunu söyledi.
Talihlinin dükkanı olan bir esnaf olduğunu belirten Koç, paranın ne şekilde değerlendirileceğinin sorulması üzerine, şimdilik bankada tutulacağını kaydetti.
Koç, bir başka soru üzerine, talihlinin kendilerine geldiğinde oldukça heyecanlı olduğunu ifade ederek, ”Panik halde geldi. Bizden yardım istedi. Bizde kendisine yardımcı olduk” dedi.
7,5 milyon liranın günlük faizinin ne kadar olduğunun sorulması üzerine de Koç, bunun yaklaşık 15-16 bin lira civarında olduğunu belirtti. 
Genel Müdür Biçer ise ”talihlilerin parayı hangi yöntemle tahsil edebileceklerine” ilişkin bir soru üzerine, talihlerinin bizzat kendilerinin gelebileceği gibi, vekil tayin ettiği bir avukatı veya banka görevlisi aracılığıyla İdare’ye başvurabileceğini söyledi.

AA

Kısa Bilgi :Aksaray’da çıkartılan mumyalar içinden çocuk, kadın, erkek ve kedi mumyaları yer alıyor Aksaray’da kaçak kazı yapan kişilerce çıkarılan, operasyonlarda ele geçirilen mumyalar, müzede ziyaretçilerini b…

Aksaray’da çıkartılan mumyalar içinden çocuk, kadın, erkek ve kedi mumyaları yer alıyor Aksaray’da kaçak kazı yapan kişilerce çıkarılan, operasyonlarda ele geçirilen mumyalar, müzede ziyaretçilerini bekliyor.Aksaray Müze Müdür Vekili Fahri Ayçin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mumya denilince insanların zihninde Mısır ve firavunların canlandığını, ancak Anadolu topraklarında yaşamış olan milletlerin de kendine özgü tekniklerle mumya yaptığını söyledi.Mumyalamanın ölümden sonra bedeni koruma düşüncesinin bir ürünü olduğunu belirten Ayçin, “Anadolu’da da İlhanlı Devleti’nin önde gelenleri ve yakınları mumyalanırken, Kapadokya Bölgesi’ndeki Aksaray’da da özellikle Bizans döneminde mumyalama yapılmıştır” dedi.-KEDİ MUMYASI DA VAR-Aksaray’da son 15 yılda çok sayıda mumya çıkarıldığını ifade eden Ayçin, şunları kaydetti: “Aksaray’da çıkartılan mumyalar içinden çocuk, kadın, erkek ve kedi mumyaları yer alıyor. Aksaray’da ikisi kedi olmak üzere toplam 14 mumya sergileniyor. Birer kadın, çocuk ve kedi mumyası 2009 yılında ele geçirildi.Bunun dışında 4 bebek mumyası ile Sarı Rahibe Mumyası Niğde Müzesi’nde sergilenmekte. Bizans dönemine ait mumyalar, genelde kaçak kazı yapıp çıkardıkları mumyaları yurt dışında satmak isteyenlerin yakalanmasıyla ele geçirilmiştir. Polis ve jandarmanın bölgede yaptığı başarılı istihbarat çalışması sonucunda yurt dışına çıkarılamadan ele geçirilen mumyalar, Akşehir ve Niğde Müzelerinde ziyaretçilerini beklemektedir.”-KAPADOKYA MUMYALARI BEZLE DEĞİL, ÖZEL SIVIYLA KAPLI-Aksaray’daki mumyaların, mumyalama tekniği açısından Mısır’dakilerden farklı olduğunu ifade eden Ayçin, “Kapadokya’da bulunan mumyalar Mısır’daki gibi bezle sarma tekniğiyle yapılmamış. Kapadokya’daki mumyalar, bölgede üretilen, cesedi uzun yıllar koruyabilecek özellikteki bir sıvıyla kaplanmış. Mumyalama tekniğinin Anadolu’da oldukça gelişmiş olduğunu anlıyoruz. Çünkü buradaki mumyalar, Mısır’daki mumyalar gibi bozulmadan günümüze kadar ulaşmış” diye konuştu.Ayçin, mumyaların bulunduğu Aksaray ve Niğde Müzelerinin de turların kapsamına alınması halinde, bu önemli değerlerin daha fazla değer bulacağını sözlerine ekledi.

Kısa Bilgi :İngiliz hipnoz uzmanı Chris Hughes, Facebook ve Twitter aracılığıyla hipnoz tekniğine karşı koyamayan 6 binden fazla kişinin sandalyelerinden kalkamayacağını ve trans halinden çıkana dek gözlerinin od…

İngiliz hipnoz uzmanı Chris Hughes, Facebook ve Twitter aracılığıyla hipnoz tekniğine karşı koyamayan 6 binden fazla kişinin sandalyelerinden kalkamayacağını ve trans halinden çıkana dek gözlerinin odaklanmış halde kalacağını ifade etti.Fikrin bir arkadaşının toplu hipnoz yapmasını önermesiyle ortaya çıktığını belirten 34 yaşındaki Hughes, daha önce böyle bir şeyi kimse denemediğini, büyük bir online hipnoz seansını oluşturarak dünya rekoru kırmak istediğini söyledi.Seansa katılmak için, internet bağlantısı olan bir bilgisayar, kulaklık ve hoparlör ve rahat bir sandalye gerekiyor. Ayrıca Hughes katılımcıların sessiz bir ortamda bulunmasının gerektiğini de belirtiyor.Beş yıldır hipnotizmayla uğraşan Hughes, “Bu etkinlik insanların yeni yıla iyi bir başlangıç yapması ve 2010′da istediklerine ulaşabilmeleri için tasarlandı. İnsanlar hipnotize edildiğinde, bilinçaltı düzeyinde, normalde ‘ulaşılması çok zor ya da çok çaba gerektiriyor’ diye düşünecekleri şeyleri yapabileceklerini hissediyorlar” diyor. Hughes ayrıca hipnozun, insanların hayatlarında büyük değişiklikler yapmasına yardımcı olduğunu da söylüyor.İlgilenenler için http://bit.ly/socialtran adresi veriliyor.

Kısa Bilgi :Beatty, Madonna, Jane Fonda, Isabelle Adjani, Diane Keaton, Joan Collins, Julie Christie ve şimdiki eşi Anette Bening gibi ünlülerle sosyetik birliktelikler yaşadı.

Ancak, Beatty’nin Peter Biskind t…

Beatty, Madonna, Jane Fonda, Isabelle Adjani, Diane Keaton, Joan Collins, Julie Christie ve şimdiki eşi Anette Bening gibi ünlülerle sosyetik birliktelikler yaşadı.

Ancak, Beatty’nin Peter Biskind tarafından yazılan biyografisine göre, 72 yaşındaki aktör ününün zirvesinde olduğu dönemde binlerce kadınla ilişkiye girdi. “Warren Beatty tüm Amerika’yı nasıl baştan çıkardı” isimli biyografik kitabın yazarı, bu rakama basit bir matematik hesabı ile ulaştığını söylüyor.

Kitaba göre, Bonny ve Clyde’ın yıldızı Beatty’nin, Joan Collins tarafından terk edilmesinin sebebi de onun doymak bilmez seks iştahıydı. Ünlü şarkıcı Madonna ile de birlikte olan Beatty’nin kendinden yaşça küçük olan Madonna’ya ayak uydurmak için büyük çaba sarf ettiği de belirtiliyor.

Kısa Bilgi :Aldığı kilolardan dolayı yürümekte güçlük çeken Elveren köyünde yaşayan 30 yaşındaki Ahmet Gök, 13 yaşından bu yana her gün en az 7 litre kola içiyor.

10 yıldır evli olan Ahmet Gök, bugüne kadar git…

Aldığı kilolardan dolayı yürümekte güçlük çeken Elveren köyünde yaşayan 30 yaşındaki Ahmet Gök, 13 yaşından bu yana her gün en az 7 litre kola içiyor.

10 yıldır evli olan Ahmet Gök, bugüne kadar gittiği doktorların kilo vermenin çaresini bulamadığını söyledi. Elveren köyünde yaşayan ve yaklaşık 200 kilo olan Ahmet Gök, kola bağımlılığından dolayı şeker hastası olduğunu belirterek, su içemediğini belirtti. Ahmet Gök, “3 kutu kolayı bitirdim, ardından 2.5 litre kolayı içtim. 2.5 litreyi de içerdim ama şeker hastası olduğum için içemiyorum. Hastalığım olmasaydı bunu da içerdim. 13 yaşında kola içmeye başladım. Kilo almama neden olay ise koladır. Evde kola bulamadım mı yatamıyorum, sinir krizi geçiriyorum. Su hiç tüketmiyorum sadece kola tüketiyorum. Ağzımı yıkamak istediğimde, su ağzıma geldiği zaman kusuyordum. Şuan şeker hastasıyım. Çok ama çok az su içebiliyorum. Şuan kilom 200 kiloya ulaştı. Adana Araştırma Hastanesine gittim, doktorlar bana kola bağımlılığı olduğumu söylediler. Günde yaklaşık 10 litre kola tüketirim. Kola firmasına dava açacağım” dedi.

Ahmet’in abisi Mehmet Gök ise, kardeşinin kolaya başlamadan önce çok zayıf olduğunu ifade ederek, “Ben Askerden geldikten sonra Ahmet kolaya başlamıştı. Onun şişmanladığını gördüm. Sudan çok kola tüketiyor. 2008 yılında şeker hastalığına yakalandı. Hastalığa yakalandıktan sonra biraz kola içmeyi düşürdü. Ahmet’i Adana Araştırma Hastanesi’ne götürdük. Doktorlar bize Ahmet’in koladan kilo aldığını söyledi. Elimizde doktor raporları var. Bundan sonra kola firmasına dava açmayı düşünüyoruz. Ahmet’in hakkını arayacağız. Ahmet hasta oldu, kola bağımlısı oldu. Ahmet kola yüzünden bu duruma geldi” diye konuştu.

Ahmet’in yeğeni olan bakkal ise amcasının günde 10 litre kola tükettiğini vurgulayarak, “Ben köyde bakkal işletiyorum. Amcamın ayda sadece 350 TL kola masrafı var. Yaklaşık amcama bir yıldan beridir. Ben kola satıyorum. Benden öncede amcam başka yerlerden alıyordu. Amcam kendi gelemediği zaman bana telefon açıyor. Ben kendim götürüyorum kolayı. Bu olaya birilerinin dur demesi lazım” dedi.

Kısa Bilgi :CEM ULUCAN -İZMİR

Diyaliz makinesine bağımlı yaşayan böbrek nakli bekleyen malulen emekli 31 yaşındaki Şaban Şanlı, yılbaşını kutlamak için eşi 29 yaşındaki Deniz Şanlı ve Tire ilçesinde geçen yıl t…

CEM ULUCAN -İZMİR

Diyaliz makinesine bağımlı yaşayan böbrek nakli bekleyen malulen emekli 31 yaşındaki Şaban Şanlı, yılbaşını kutlamak için eşi 29 yaşındaki Deniz Şanlı ve Tire ilçesinde geçen yıl trenin çarptığı araçta yaralanınca yatağa bağımlı halde yaşayan felçli kızı Melisa Şanlı’yı da alıp akrabalarının yanına gitti. Şanlı Ailesi, gece geç saatlerde döndükleri evlerine girdiklerinde şok oldu.

Tek katlı evlerinin kapısının zorlanıp içeri girildiğini fark eden Şaban Şanlı, hemen polise haber verdi. İhbar üzerine gelen polisler incelemede Şanlı’nın, nefes darlığı nedeniyle tedavisinde kullanılan maddi durumlarının iyi olmaması nedeniyle İzmir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kendilerine zimmetlenen oksijen konsantratörü, oksimetre ve bir uydu alıcısının çalındığını belirledi. Parmak izi çalışması yapan polis, değeri bin TL ile 3 bin TL arasında değişen oksijen konsantratörü ve nefes ölçen bin TL’ye kadar piyasada satılan oksimetreyi çalan kişi veya kişileri bulmak için soruşturma başlattı.

Maddi durumu iyi olmayan ailenin yaşadığı dramın duyulmasıyla vatandaşlar harekete geçti. Neredeyse her kentten sağduyulu vatandaşlar aileye ulaşmak için seferber oldu. Kimileri aileye kendi çabalarıyla ulaşırken kimi de gazete ve televizyonları telefon yağmuruna tuttu. Aileye cihazdan vermek isteyenler içinde aynı rahatsızlığı bulunan yakınlarını kaybedince ellerindeki oksijen konsantratörü boşa çıkanlar da yer aldı. Bazı sağlık firmaları cihazı aileye hediye etmek istedi. Bunların içinde İzmir’de faaliyet gösteren özel bir hastane de cihazı dün gece geç saatlerde aileye hediye etti.

İl Sağlık Müdürü Operatör Doktor Mehmet Özkan’ın da aileyi ziyaret ederek “ailenin her zaman yanında olduklarını, verilen cihazın zimmetli olmasının önemi olmadığını” söylediği öğrenildi.
Tren kazası sonucu felç olan ve nefes almakta zorlanan altı yaşındaki Melisa’yı ziyaret eden Bayraklı 2 No’lu Sağlık Ocağı doktorlarından Azat Akay da gazetecilere yaptığı açıklamada, Melisa Şanlı’nın beyin yaralanmasına bağlı zaman zaman solunum sıkıntısı çektiğini belirterek; “Solunum sıkıntısı yaşadığı zamanlarda cihaza ihtiyaç duyuyor. Şu an çocuğun sağlık durumu iyi. Sağlık ocağının sorumluluk alanında yer aldığı için biz de Melisa Şanlı’nın durumunu kontrol ediyoruz” dedi.

AİLE ŞAŞKIN
Ev ziyaretçi akınına uğrarken, yoğun ilgiden hem memmun olan hem de şaşıran Şanlı ailesinin baba Şanlı’nın diyalizden çıkmasının ardından İstanbul’a gideceği öğrenildi. Baba Şaban Şanlı yaptığı açıklamada; şunları söyledi: “Herkes yardım etmek istiyor, herkesten Allah razı olsun. Evden çalınan diğer eşyalar için şikayetçi olmamıştım ama cihazın da çalındığını fark edince şikayetçi oldum, bizim en önemli eşyamız o. Ben diyaliz hastasıyım maddi durumum iyi değil. İstanbul’dan aradılar bir doktor görmek istiyormuş tedavi için. Bu akşam İstanbul’a gideceğiz.”

İzmir Emniyet Müdürlüğü yetkilileri de eve gelerek hırsızlık olayına ilişkin aile bireylerinin ifadesini aldı.

Kısa Bilgi :Ispanak sanılanın aksine kadınlarda daha çok görülen kansızlığın çaresi değil!Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Muhit Özcan, kansızlığın en çok kadınlarda görüldüğünü belirterek, ”Her 100 kad…

Ispanak sanılanın aksine kadınlarda daha çok görülen kansızlığın çaresi değil!Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Muhit Özcan, kansızlığın en çok kadınlarda görüldüğünü belirterek, ”Her 100 kadından 70-90′ında demir, B-12 ve folik asit eksikliğine bağlı kansızlık görülmektedir” dedi.Özcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kansızlığın doğurganlık çağındaki kadınlarda en sık görülen hastalık olduğunu, tedavi edilmediğinde ciddi sağlık problemlerine yol açabileceğini bildirdi.Kansızlığın, genel olarak kan üretimine katkıda bulunan demir, B-12 vitamini ve folik asit eksikliğine bağlı nedenlerden ötürü meydana geldiğini anlatan Özcan, kansızlığın en belirgin olarak ”çabuk yorulma” ile kendini gösterdiğini söyledi.Özcan, ”Bir kişi daha önceleri yarım saat yürüdüğünde yorulmazken 10 dakika içinde yoruluyorsa kan değerlerine bakılması gerekir. Nefes darlığı, konsantrasyon güçlüğü, üşüme, uykuya eğilim, soğuktan hoşlanmama, saç dökülmesi ve tırnak kırılması da kansızlığın yaygın belirtileridir” diye konuştu.Demir eksikliğinin en çok kan kaybıyla söz konusu olduğunu ve kansızlığın ençok kadınlarda görüldüğünü belirten Özcan, şunları kaydetti:”Her 100 kadından 70-90′ında, demir, B-12 ve folik asit eksikliğine bağlı kansızlık görülmektedir.Demir eksikliği, kadınlarda erkeklerden çok daha fazladır. Kadınlarda ortalama 13 yaşından itibaren menopoz dönemine kadar geçen süre içinde, her ay regl dönemlerinde kan kaybı olduğundan, doğurganlık çağındaki kadınlar, genellikle yaşamlarının bir döneminde bu sorunla karşılaşmaktadırlar.Erkeklerde ise bu oran kadınlara oranla azdır. Erkeklerde görülen kansızlığın nedenleri de iyi sorgulanmalı, başka hastalıklara ilişkin bulgu olabileceği düşünülerek incelenmelidir.”Özcan, kansızlığın bir diğer nedeni olan B-12 vitamini eksikliğinin ise en çok vejetaryenlerde görüldüğünü ifade ederek, ”Özellikle kırmızı et yemeyen kişilerde ya da sosyo-ekonomik koşullara bağlı olarak et tüketemeyenlerde sıklıkla görülmektedir” dedi. B-12′nin mideden emilen bir vitamin olduğunu belirten Özcan, gastrit gibi bazı özel mide hastalıklarında bu vitaminin eksikliğiyle karşılaşıldığını söyledi.Özcan, folik asit eksikliğinin ise taze yeşil sebze ve yeşillik tüketmeyen kişilerde ve çok alkol alanlarda sık görüldüğünü ifade ederek, vücudun gelişim dönemlerinde ve gebelikte folik asik gereksiniminin arttığını bildirdi.”ISPANAKTAKİ DEMİR HEMEN HEMEN HİÇBİR İŞE YARAMAZ”Demirin gıdalarla temin edilmesinin çok zor olduğunu belirten Özcan, halk arasında demir deposu olarak bilinen kimi gıdaların demir verimliliğin sanılanın aksine çok az olduğunu söyledi. Özcan, ”Örneğin ıspanaktaki ve pekmezdeki demir hemen hemen hiçbir işe yaramaz. Tonlarca ıspanak yeseniz 1 kutu haptan elde ettiğiniz başarıyı elde edemezsiniz. Kilolarca pekmez yeseniz de yeterli düzeyde kan yapıcı olmaz” dedi.Bu tür gıda desteklerinin ancak kansızlık sorunu yaşamayan sağlıklı bireyler için uygun olabileceğini ifade eden Özcan, hastalık halinde besin takviyeleri yerine hekim kontrolünde ilaç tedavisi uygulanması gerektiğini vurguladı.Özcan, bazı kan kanserlerinin de kansızlığa neden olabildiği için doğru tanı konulmasının çok önemli olduğunu, kansızlığın nedenlerinin yaşa, cinsiyete, mevcut hastalıklara göre kapsamlı olarak irdelenmesi gerektiğini kaydetti.Demir eksikliğinin en az 6 ay boyunca ağızdan alınacak haplarla tedavi edildiğini anlatan Özcan, ”B-12 eksikliği için de ilk yüklemenin ardından ayda bir ömür boyu kalçadan iğne yapılmaktadır” dedi.Özcan, folik asit eksikliğinin de hekim kontrolünde düzenli kullanılacak haplarla tedavi edildiğini kaydetti.Kansızlığın tedavi edilmediğinde, kişinin yaşam kalitesinin düşmesine neden olabildiğini belirten Özcan, ”Uzun süren kansızlık, vücudun tüm sistemlerini bozacaktır. Zekadan cinsel yaşama kadar negatif etki edebilen kansızlık, özellikle, kalp ve böbrek yetmezliğinin gelişmesine neden olabilir. Bu nedenle mutlaka tedavi edilmelidir” diye konuştu.

Kısa Bilgi :SABAH İnternet’in İçerik Sorumlusu Cüneyt Türkmen baba oldu.

Türkmen çifti, İncirli Ethica Hastanesi’nde 2 kilo 720 gram ağırlığında dünyaya gelen oğullarına Burak Kaan ismini verdi. Beklenenden ya…

SABAH İnternet’in İçerik Sorumlusu Cüneyt Türkmen baba oldu.

Türkmen çifti, İncirli Ethica Hastanesi’nde 2 kilo 720 gram ağırlığında dünyaya gelen oğullarına Burak Kaan ismini verdi. Beklenenden yaklaşık iki hafta erken doğan Burak Kaan bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu belirtiliyor.

SABAH İnternet ekibi olarak Cüneyt-Sevinç Türkmen çiftini tebrik ediyor, bebekleriyle birlikte mutluluklar diliyoruz.

Kısa Bilgi :Alınan bilgiye göre, merkeze bağlı Doğa köyünde zihinsel engelli ve sara hastası olduğu bildirilen M.A, A.S’ye ait yazlık evin mutfak camından içeri girerek şöminede ateş yaktı.

Ateşin çevreye sıçr…

Alınan bilgiye göre, merkeze bağlı Doğa köyünde zihinsel engelli ve sara hastası olduğu bildirilen M.A, A.S’ye ait yazlık evin mutfak camından içeri girerek şöminede ateş yaktı.

Ateşin çevreye sıçraması sonucu çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü.

Evden çıkamayan M.A, yanarak yaşamını yitirdi. M.A’nın cesedi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Bursa Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.

Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.

Kısa Bilgi :Edinilen bilgiye göre, Hasan Çekiç (45) idaresindeki yabancı plakalı pikap, merkeze bağlı Gültepe köyünden Aksaray istikametine seyir halindeyken yoldan çıkarak şarampole devrildi.

Kazada sürücü Çe…

Edinilen bilgiye göre, Hasan Çekiç (45) idaresindeki yabancı plakalı pikap, merkeze bağlı Gültepe köyünden Aksaray istikametine seyir halindeyken yoldan çıkarak şarampole devrildi.

Kazada sürücü Çekiç ile birlikte araçta bulunan, Semra (54), Sibel (35), Hüseyin (45) ve Gülhan Çekiç (45), İlhan Yıldız (42), Zümran Alakuş (1) ile ismi henüz öğrenilemeyen bir bebek yaralandı.

Aksaray Devlet Hastanesine kaldırılan yaralılardan, Sibel Çekiç’in hayati tehlikesinin bulunduğu bildirildi.

Cep Programları - Klip İzle - Duyurgaç Blog - İlan Sitesi - Staj