Kısa Bilgi :Angelina Jolie ve Brad Pitt, aralarında bir gerginlik yaşadığında bu durumdan en çok sekiz yaşındaki oğulları Maddox etkileniyor. Maddox kimi zaman anne ve babası arasında barış elçisi oluyor.Brad Pit…

Angelina Jolie ve Brad Pitt, aralarında bir gerginlik yaşadığında bu durumdan en çok sekiz yaşındaki oğulları Maddox etkileniyor. Maddox kimi zaman anne ve babası arasında barış elçisi oluyor.Brad Pitt’le tanışmadan yıllar önce Kamboçya’dan Maddox’ı evlat edinen Angelina Jolie, oğlunu ünlü aktörle birlikte büyüttü. Geçtiğimiz yıl sekize yaşına basan Maddox, küçük yaşta olgun bir çocuk haline geldi. Çok üzülüyormuş Kardeşleri Zahara, Pax, Shiloh, Knox ve Vivienne’le yakından ilgilenen Maddox, anne ve babası arasında çoğu zaman bir köprü görevi de görmeye başladı. İkizlerin doğumundan sonra ilişkilerinde kavgayı eksik etmeyen ünlü çifte yakın kaynaklar, şunları söyledi: “Onlar ne zaman tartışsa en çok Maddox etkileniyor. Onları barıştırmak için elinden geleni yapıyor.” Uzmanlar ise, küçük yaşta böyle bir sorumluluğun altına giren Maddox’ın kimlik sorunu yaşayabileceğini söylüyor.

Kısa Bilgi :Cem Yılmaz’ın yeni filmi ‘Yahşi Batı’da, çizgi roman kahramanı Kalamiti Jane benzeri bir karakter canlandıran Demet Evgar, “Cem, eğlenceli ve rahat bir insan. Eğlenceyi doğuran da o rahatlıktır zaten….

Cem Yılmaz’ın yeni filmi ‘Yahşi Batı’da, çizgi roman kahramanı Kalamiti Jane benzeri bir karakter canlandıran Demet Evgar, “Cem, eğlenceli ve rahat bir insan. Eğlenceyi doğuran da o rahatlıktır zaten. Ben Cem’i çok kıskanıyorum” dedi. ALL dergisinden Selin Mançer Sivrioğlu’na röportaj veren Demet Evgar, Cem Yılmaz’ı neden kıskandığını da şöyle açıkladı: “Bütün hayallerini çok güzel gerçekleştiriyor ve insanları hayallerine ortak ediyor. Onun masalının bir parçası olmak çok güzel.” * ‘Yahşi Batı’daki rolünüze hazırlanırken Western filmleri seyrettiniz mi? Seyretmez olur muyum? Hepimiz Western’le büyüdük zaten. TRT’de, pazar günlerimizin vazgeçilmeziydi. Rahmetli dedem çok severdi film seyretmeyi. Film seyretme alışkanlığım da ondan geçti bana. Fotoğraf çektirme, poz verme sevdası da ondan geldi. Onun profesyonel bir makinesi vardı, durmadan ona poz verirdim. * Bu durumda oyunculuk, çocukluğunuzdan beri hayalinizdi herhalde… oyunculuk hep hayalimdi. Annem, anaokulu öğretmenime konservatuarı kazandığımı söylediğinde, ‘Hiç şaşırmadım, çok belliydi oraya gideceği’ demiş. * ‘Yahşi Batı’da nasıl bir karakter canlandırıyorsunuz? Kalamiti Jane’den etkilenen bir karakter. 23 yaşlarında, kendimden bayağı da ufak bir kız aslında. Erkeksi, doğa koşullarıyla yaşamak durumunda kalmış, silahlı, atlı bir kadın. Kalamiti Jane’in hayatımda başka bir yeri de vardır. Küçükken babamın sırtına çıkıp, Kalamiti Jane olurdum. ‘Yahşi Batı’ işi olunca da babam çok duygulandı, “Sen küçükken hep benim sırtıma binip, ‘Ben Kalamiti Jane’im diye bağırırdın, bak sonunda gerçekten oldun” dedi. * Türkiye’de oyunculuk yapmak tatmin edici mi? Türkiye şartları her iş için belli ve bu koşullarda bu işi yapabildiğim için tatmin oluyorum. En azından istediğim her şeyi yapıyorum. * ‘Güneşi Gördüm’ filmiyle Oscar adayısınız. Oscar’a bu kadar yaklaşmak nasıl bur duygu? Oscarlar’ın ütopik bir şey olmadığını çok önceden beri biliyordum zaten. Daha yaşayacak çok hikaye, gidecek çok yol var. Türkiye’nin, bu anlamda önü çok açık… BÜYÜK SALONLAR HAYAL EDİYORUM * Siz aynı zamanda tiyatro da oynuyorsunuz. ‘Tiyatro bitti’ diyorlar ama salonlar hep dolu. Bu nasıl oluyor? Ne anlamda bitti? Kim diyor tiyatro bitti diye? * Muhtemelen tiyatroya gitmeyenler… Tiyatro bitmedi. oyunlar çok iyi gidiyor. Profesyonel anlamda altı yıldır bu işi yapıyorum ve son iki yıldır çok iyi gidiyor. Seyirci olduğunu hayal etmek ve ona inanmak önemli. Şu anda, tiyatro adına altı yıl önce hayal ettiklerimi yaşıyorum. Yılmadım, yılmaya da niyetim yok. Şu anda 450 kişilik salonda, kapalı gişe oynuyoruz ama bu bana yetmiyor. Daha büyük salonlar hayal ediyorum. * Tiyatronun en güzel yanı, sondaki alkış mı? Tiyatronun en güzel yönü ekiptir. Sahne arkasındaki birlikteliktir, sahnedeki yalnızlıktır. * En büyük tutkunuz tiyatro mu? Sinemanın hakkını yemeyelim… Sinemanın da hayatımda önemli yeri var… * Emre Karayel’le oynadığınız ‘1 Kadın 1 Erkek’ dizisi bu aralar çok seviliyor. Sizi kim, nasıl bir araya getirdi? Normalde kimsenin aklına gelmeyecek bir ikilisiniz… Biz Emre’yle önceden tanışmıyoruz. Yönetmenimiz Müge Turalı’nın aklına Emre geliyor. Yapımcımız Mehmet Altıoklar da beni öneriyor. Herkesin ilk tepkisi, ‘Ay bu donuk bakışlı kız nasıl komedi oynar’ olmuş ve itiraz etmişler. Mehmet Abi de hayattaki, gerçek halimi bildiği için, ‘Budur’ diyor ve deneme çekimi bile yapmadan başlıyoruz. * Ne kattı ‘1 Kadın 1 Erkek’ size? Kendimi daha az eleştirmeme sebep oldu. Bu iyi mi kötü mü bilmiyorum. Daha doğal ve bana daha yakın bir rol olduğu için herhalde. KADIN NEVROTİK BİR VARLIKTIR * Herkes ‘1 Kadın 1 Erkek’i doğaçlama zannediyor ama öyle değilmiş galiba… Yüzde yüz doğaçlama değil. Çok iyi bir metin geliyor ve onun üzerine kendimden de bir şeyler katıyorum. * Siz ilişkilerinizi nasıl yaşarsınız? Bilmem. Uzlaşmayı severim, inatlaşmayı da severim. Değişkenimdir ama vefalıyımdır. * Sizde bir ‘Beyza’nın Kadınları’ sendromu var gibi geldi bana… Kaç kadın barındırıyorsunuz içinizde? Hepimiz o kadar çok kadın barındırıyoruz ki içimizde… Bu bana özgü değil. Kadın, nevrotik bir varlıktır bence. Ama özgürlükleri kısıtlandıkça, farklı kişilikler türetiyorlar. Bir yerden bastırınca, diğer yerden fırlıyor hesabı.

Kısa Bilgi :D eniz Seki, “Cezaevi günlerini film yapalım” diyen Sine-film adlı şirketin teklifini reddetti! Ünlü sanatçı, “Yaşadığım olayların kitap ya da film olmasını istemiyorum. Belki ileride tüm hayatımı anla…

Deniz Seki, “Cezaevi günlerini film yapalım” diyen Sine-film adlı şirketin teklifini reddetti! Ünlü sanatçı, “Yaşadığım olayların kitap ya da film olmasını istemiyorum. Belki ileride tüm hayatımı anlatabilirim ama onu da ancak ben kaleme alırım” dedi.

Kısa Bilgi :Ünlü oyuncu yeni filmindeki kavga sahnelerinin
çekimleri sırasında boynunu kırdı…Sylvester Stallone yakında gösterime girecek olan “The Expandables” (Harcanabilenler) adlı aksiyon filminde başrolü…

Ünlü oyuncu yeni filmindeki kavga sahnelerinin
çekimleri sırasında boynunu kırdı…Sylvester Stallone yakında gösterime girecek olan “The Expandables” (Harcanabilenler) adlı aksiyon filminde başrolü oynuyor.
Stallone’nin bu filmdeki rol arkadaşları ise sinema dünyasının en haşin erkekleri olan Arnold Schwarzenegger, Bruce Willis, Dolph Lundgren, Mickey Rourke ve İngiliz aktör Jason Statham.
63 yaşındaki aktör güreş dünyasının ünlü ismi Stone Cold Steve Austin ile yaptığı bir kavga sahnesinin çok “saldırgan” olduğunu ve bu yüzden ense kökünde bir çatlak meydana geldiğini ve boynuna metal plaka takıldığını söyledi.
Film bir diktatörü devirme misyonuyla görevli bir grup paralı asker üzerine kurulu.
Filmde geçtiğimiz ay evinde aniden ölen aktris Brittany Murphy’de rol alıyor.
 
 

Kısa Bilgi :Ünlü erkek dergisi GQ’nun seçtiği listede, Daniel Craig, David Furnish ve David Beckham gibi isimler yer aldı. ‘Alacakaranlık’ta canlandırdığı vampir Edward Cullen rolünden sonra ünlü modacıların tasa…

Ünlü erkek dergisi GQ’nun seçtiği listede, Daniel Craig, David Furnish ve David Beckham gibi isimler yer aldı. ‘Alacakaranlık’ta canlandırdığı vampir Edward Cullen rolünden sonra ünlü modacıların tasarımlarını giymeye başlayan yıldız, birçok ünlü markanın reklamı için teklif alıyor.

Cep Programları - Klip İzle - Duyurgaç Blog - İlan Sitesi - Staj